13 Mayıs 2015 Çarşamba

Biz Bir Zamanlar Ölmüştük

Sevgilim

Biz seninle Moskova'da aynı komite toplantısında aynı davayı savunduk,
Fransa'da Besançon halkının gözlerinin önünde sırtımızdan kalbimize saplanan demir kazıkların acısına beraber direndik...

Sevgilim 
Sen her ne kadar hatırlamasan da kaç kez öldürdüler bizi
Gözlerimde hala ölüm korkusu....

Hatırlasana, 
Hani Hiroşima'da bomba anında yine beraberdik..
Kara dumanlar, korku dolu insanlar...
Yüzümde hala moloz parçalarının izleri...
Kendimi değil de seni kaybetme korkusu .

Sevgilim biraz zorlasan hatırlayacaksın,
Kaç kez öldürdüler bizi ...
Rusya'da, Fransa'da Japonya'da

Hatırla artık
Biz bir zamanlar ölmüştük. 

Yıl:2012 Bendeniz ölü biri...

28 Mart 2015 Cumartesi

Çıkış

Uzun zaman boyunca kendini sessizliğin en derinine gömmüş kız çocuğu. Yattığı yerden doğruldu ve seslendi. 
"Ölmedim... Yaşıyorum hala... Kimse benden ümidini kesmesin... Ben kendimden ümitliyim"

Sessiz insanların çok yüce gönüllü insanlar olduğuna inanırım çocukluğumdan beri. Sindirilmiş insanlar değil, bile isteye sessizliği tercih edenlerin... Sinirleneceği yerde sabreden, kızacağı yerde gülümseyen, başkalarının hatalarını görmezden gelebilen insanlar asalet madalyonunu göğsünü gere gere taşıyanlardır, benim için. Bu insanlar, hiçbir şeyin, hiçbir şey etmediği bu dünyada her şeyi fazlasıyla büyüten bizlere tokat gibi yaşarlar bir yerlerde ve genelde burnumuzun dibinde...

Bir çoğumuz kendini mükemmel sanıyor olsa da üzgünüm ama mükemmellikle yakından uzaktan alakamız yok. Saadet zincirinin herhangi bir küçük halkası gibiyiz ve 'ya kazanırsak' ümidiyle zar atıyor, genelde kaybediyoruz.  Mükemmel ve / veya  iyi insanlar olmak istiyoruz hepimiz, ama ne yapacağımıza dair bir plana sahip değiliz.

Bazılarımız hedefine mal, mülk, para veya statü koyarken, adını tarih kitaplarında görmeyeceğimiz, hiç kimsenin yalakalık yapmadığı diğer insanlar hedefine çevresindeki insanların mutluluğunu koyuyor. (Ki bence bu insanlar yazımın başında da bahsettiğim sessiz insanlardır.) Başkalarına yardım etmeyi görev ediniyor, rahat vicdanı ve paylaşmayı bilen elleriyle uykuya dalıyor.  Belki kimse bir film yıldızını, bir siyasetçiyi veya ülkenin sayılı zenginlerini tanıdığı kadar tanımayacak onları ama onlar hepimizden daha huzurlu uyuyacaklar.

Aslına bakarsanız her şey tam şuanda aldığım bir mail kadar açık ve net; "Ölüm var, öleceğiz nasılsa." Bir gün son nefesimizi vereceğimizi anladığımız anda, bütün hayatımızı boşa geçmiş olmaktan korkmalıyız. Ve bence asıl bundan korkmalıyız.

Kendinizi sevin...
Başkalarını sevin...
Başkalarına yardım edin...
Herkese gülümseyin....
Çocukları üzmeyin...

Bendeniz Sessiz İnsanları Koruma Derneği Başkan Vekili