12 Haziran 2013 Çarşamba

Herkesin Kendi Gündemi Vardır

    Şuan ülke genelinde gündem 'Gezi Parkı' da olsa, özel yaşantımızda hepimizin kendi ait gündemleri var ve aslında o kadar da gezi parkı düşünceleri içinde uyuyup uyanan insanlar da değiliz. Bu yüzden bu zamana kadar devam eden çizgimin dışına çıkmayarak kendi gündemimden bahsedeceğim.

    Muhtelif zamanlarda, muhtelif düşüncelerin açığa çıkması fıtratımızdandır.




Olaylar, yargıları; yargılar ise yaftaları doğurur.Bağımsız düşünme yetinizle farkında olmadan  bir gruba muhalif, diğer gruba dahil olabilirsiniz.  Olaylara bakış açınız tarafınızdır ve siz artık belkide hiçbir zaman dahil olmadığınız bir tarafın taraftarı olmuşsunuzdur.. En azından benim nefes aldığım şehirde işler böyle yürüyor. Sessiz kalmayın nidalarına ayak uydurmak zorunda olmasakta sesli çoğunluğun hep bir şeyler bildiği düşüncesi bize ses vermemizi telkin ediyor, altıncı his dediğimiz şeyden bahsetmiyorum. Çoğunlukla gaza geliyoruz. İkili ilişkilerimizde bile üçüncü bir şahsın sözleriyle hayatımıza yön verebiliyoruz. İnsan boşlukta yaşamaya müsait bir varlık olmadığından inanmak istiyor. Bu inanç yaradanla başlıyor, yaratılanın söylediklerine kadar varıyor. Hayatımızı yönlendirdiğimizi sandığımız zamanlarda ise aslında lüzumundan fazla yerinde sayıyoruz. Bir film izlemiştim. Film bir adamın paralel zamanlı yaşadıklarını anlatıyordu. Köpeği dışarı çıkmak için sahibine ısrar ediyor, sahibi ise dışarı çıkmak istemiyor, sonrasında dışarı çıkmaya karar verdiğinde hayatının aşkıyla karşılaşıyordu. Filmin paralel ilerleyen diğer kısmında ise adam o gün dışarı çıkmıyor ve 10 yıl kadar bir süre sonra aynı kadınla başka bir şekilde tanışıyor... Sanırım hayatın özeti de bu ... Seçim, şans, tesadüf sandığımız şeylerin bomboş oluşu... Karar alırken nasıl bu kadar cesur olabiliyoruz hiç düşündünüz mü ? Sonunu ilerisini, geleceğini bilmediğimiz her konuda ne kadar da cesaretli davranıyoruz. Cahil cesareti ve ya gözü karalık bu olsa gerek. Yüzme bilmeyen bir insan denize atlayıp boğulup boğulmayacağını deneyimlemez, ama aynı adam  ani bir sinir halinde dünyayı yıkabilir. Soyut olan şeylerden korkmuyor, inanmıyor, görmezden gelebiliyoruz. Bizler hayatını somutluklara adadığından beri  Mutluluk, aşk, ölüm, ayrılık, öfke vb.den korkmuyor olduk... Murat Menteş'in dediği gibi 'Allahım biz senin falsolu kullarınız ne olur bizden razı ol'.
Evet falsoluyuz bunu kabul edelim..

Bendeniz Düşünmeyi Beceremeyen Bireyler Derneği Genel Başkanı ...


    

2 yorum: