22 Kasım 2012 Perşembe

Yafta ve Kamuflaj

Sanırım son zamanlarımın en gündemdeki konusu...
Yaftalar ve Kamuflajlar...
   Günümüzdeki sosyal paylaşım siteleri sayesinden istediğimiz herhangi biri olurken, istenmediğimiz herhangi biri gibi de gözükebiliyoruz bir anda. Modern dünya popülaritesi bizi biz olmaktan çıkarmayı sinsice başarmakta ve bizde bu düzene dünden razı olarak sesimizi çıkarmamaktayız. İnsanın zaten yapısında bulunan kendi için hep daha fazlasını istemek, istemekten çıktı ve öyleymiş gibi davranmalara bıraktı yerini... İnsan, olmak istediği gibi davranırken bir anda bilmediği bir kimliğin sahteliğinde buluyor kendini. Bunun ego tatmini dışında bir hissiyata sebep olup olmadığını bilmiyorum fakat çoğunluğun vazgeçmeyi düşünmediği bir davranış biçimi olduğu kesin. Tek bir yaşam şansımız var ve bu şansı -mış gibi yapmayı tercih etmenin doğru ve yanlışlığını tartışmanın bile anlamı yok sanırım. Birileri gibi olmaya çalışmak ve öyle hissetmek öyle olmak demek değil. Aslında taraflar da bu yüzden var. Farklı olduğunu sananlar, farklıymış gibi davrananlar... Standart yaşam süren insanları dışlayan, kendi gibi olmayanları görmezden gelen, bir çok kıyafeti olup bir tane fikri olmayan insanlar bu günlerde fazla popüler. Yani sıradan bir insansan, onlarsın... Onların kimler olduğu ise muamma.. Ötekileştirme bu kadar tercih edilen bir davranış biçimi olduğu sürece, hepimiz birileri için hep onlar olarak kalmaya mahkum mahkumlar olacağız...
Bugün yayınlanan bir habere göre Facebook ve Twitter dürüstlüğü artıyormuş. Yalanlarının bu sitelerde daha çabuk ortaya çıktığını düşünen insan yalan söylemekten çekiniyor ve dürüst davranıyor -muş. BÜYÜK YALAN... Yeni birileriyle tanışmanın mümkün olduğu bir sitede yalan yok demek büyük yalandır. Aslında içinde yalan barındıran insan belki söylememeyi tercih ediyordur o kadar ama eminim o yalan bir gün bir yerde mutlaka hayata geçecektir. Çünkü insan başkalarının anılarını çalmaktan bile çekinmezken yalandan çekiniyor olamaz...
 Bir de hepimizin kullanmak zorunda kaldığı zamanların olduğu 'Beni yanlış anladın' cümlesi var. Evet birbirimizi yanlış anlıyoruz çünkü ön yargılarımız var. İnsanların giyim tarzlarından, sevdiği yazarlara, dinlediği şarkılardan, kurduğu cümlelere kadar her alanda yaftalarımız var... Yaftalamak kolaya kaçmaktır. Çay demlemeye erinip hazır meyve suyu içmektir. İnsana kim olduğunu anlatma fırsatı tanımamaktır. Kimsenin hayatta bir şeyler kazanıp bir şeyler kaybettiğini düşünmüyorum. Suçlu olmadığımız gibi masum da değiliz. Salt duyguların içine tezat hisleri karıştırmaya başlayalı çok oldu.. Geçmiş dediğimiz şey dünden hatta 1 saat önceden ibaret. Her an değişiyoruz ve her an değişen insana 'sen busun, çünkü öyle görünüyorsun' demek seni senden iyi tanıyorum demektir. İnsan kendini tam olarak tanıyıp anlatamazken karşıdaki anında bir analiz yapıp, konuyu köşe koltuğu yapabiliyor... Ne yaptığımızı anlatmıyorum, ne yaptığımızı sorguluyorum. Ne yaptığımız hakkında fikri olan var mı? Amacı olan insan var mı aranızda ya da herhangi bir duyguyu yoğun bir şekilde yaşayan insanlar yaşıyor mu ?
Sanmıyorum ama umutsuz değilim... Bir gün herkes çok geçmişe dönmek için ellerinden geleni yapmaya başlayacaklar. İnternetten, yalanlardan, paradan önceki bir döneme....


1 yorum:

  1. Tebrikler nefis bir yazı..

    ''Tek bir yaşam şansımız var ve bu şansı -mış gibi yapmayı tercih etmenin doğru ve yanlışlığını tartışmanın bile anlamı yok sanırım.
    ...........

    Bir gün herkes çok geçmişe dönmek için ellerinden geleni yapmaya başlayacaklar. İnternetten, yalanlardan, paradan önceki bir döneme...''

    YanıtlaSil