11 Haziran 2012 Pazartesi

Bu ne Haldir?

İstanbul'un fethinden sonra Bizans İmparatorlarının sarayını gezen Padişah, bir ara mahzene iner, İniltiler duyar. Kapıları bir bir yoklar. Nihayet küçük, taş bir odada zayıf, yaşlı papazla karşılaşıp sorar:
- Bu ne haldir, sizi niye hapsettiler?
Papaz cevap verir:
- Şevketlü Padişah, arzedeyim: Muhasara başlayınca Konstantin Dragezes İmparator, bendenizi huzuruna çağırdı. Şehrin Osmanlılar tarafından alınıp alınamayacağını sordu. Şimdiye kadar okuduklarıma, öğrendiklerime dayanarak bu muhasaranın 'son muhasara' olduğunu, şehrin elimizden çıkacağını ifade ettim. Çok kızdı. Beni hem dövdürdü, hem de buraya kapattırdı. O günden beri zindanda yaşamaktayım.
Fatih bir an düşündükten sonra sorar:
- Peki bu şehr-i Sitanbul gün olur bizim de elimizden çıkar mı ?
Bunun cevabı düşündürücüdür.
- Vakta ki içinizde fesat arta, insanınız kendi menfaatine ramola, emvalini yabancılara satanlar çoğala ve yabancıdan medet umanlar ziyade ola, şehir sizden dahi çıka.
Fatih oracıkta diz çöküp ellerini açar:
- Ya Rab! Dilerim, böyleleri kahrına ve gazabına uğrasın!

Y.Bahadıroğlu - İki Çağın Sultanı Fatih Sultan Mehmet (syf. 209)

1 yorum:

  1. Çok güzel bir kesiti bizlerle paylaştığın için teşekkürler Policik..

    YanıtlaSil